sıcacık


sıcacık
adj. nice and warm, warm, cosy, snug
* * *
balmy

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • sıcacık — sf., ğı 1) Yeter derecede ve hoşa giden bir sıcaklığı olan 2) mec. İçten, samimi, hoş, sevimli, güzel Rustik barlarda her şey sıcacık tahtadır. Ç. Altan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ıccacuk — sıcacık …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • rayihalı — sf. Güzel kokulu Onun sıcacık vücudundan yükselen rayihalı dumanı teneffüs ederken, titremişti. P. Safa …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • rustik — sf., ği, Fr. rustique 1) Köy evi veya köy görünüşü veren, kırsal Rustik barlarda her şey sıcacık ve tahtadır. Ç. Altan 2) is. Pencere üstlerine takılan ahşap korniş …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • daha iyisi can sağlığı — bulunabileceklerin en iyisi oldu anlamında kullanılan bir söz Tertemiz, sıcacık bir oda. Daha iyisi can sağlığı. A. İlhan …   Çağatay Osmanlı Sözlük